İletişime Geçin WHATSAPP 905441126789
Telefon

Depresif Bozukluklar (Depresyon)

  Depresyon; süregelen üzüntü hali, öfke, sosyal ilişkilerde ve aktivitelerde ilginin kaybolması, umutsuzluk, değersizlik hissi ve bazı durumlarda eşlik eden intihar düşünceleriyle tanımlanan bireyin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyen psikolojik bir rahatsızlığı ifade etmektedir.

Çocukluk dönemi depresyonunun ülkemizde görülme sıklığı %3 civarındadır. Erkeklerde 10 yaş altında, kızlarda ise 16 yaş üzerinde görülme sıklığı artmaktadır. Çocukluk döneminde depresyonun belirtileri çeşitlilik gösterebilir.

Çocukluk Dönemi Depresyonunun Belirtileri

Sinirlilik, asabiyet, çabuk öfkelenme, süregelen üzüntü ve umutsuzluk duygusu, sosyal olarak içe çekilme, sosyal ortamlardan uzaklaşma, reddedilmeye ve engellenmeye dair aşırı hassasiyet, iştah değişimleri (iştahta artma ya da azalma), uyku değişimleri (aşırı uyku hali ya da uykuya geçmede güçlük çekme, kabus görme), bir anda parlama, odaklanmada güçlük yaşama, yorgunluk hali, tedaviye yanıt vermeyen fizyolojik yakınmalar (karın ağrısı, baş ağrısı gibi) sosyal hayatı sürdürme konusunda işlevselliğin azalması (okul ve okul dışı aktivitelere katılma konusunda isteksizlik, herhangi bir ilginin olmaması, aile içinde ya da arkadaşlar arasında aynı isteksizliğin devam etmesi), değersizlik ve/veya suçlanma duygusu, bozulmuş düşünce tarzı (sosyal ipuçlarını çarpık şekilde algılama, sevilmediğini/değer görmediğini düşünme), ölüm ve/veya intihar düşüncesi.

 Çocukluk Dönemi Depresyonu Tedavisi

Çocukluk dönemi depresyonu tedavisinde psikoterapi ve/veya medikal tedavi önerilmektedir. Aile ile işbirliği içinde çalışılması, çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanması tedavi sürecinin önemli bir parçasını içermektedir. Tedavide etkililiği sağlayabilmek adına psikoterapinin düzenli şekilde ilerlemesi ve gerekli görüldüğü takdirde medikal tedavinin izlenmesi çocuğun işlevselliğini kazanabilmesi için önemli bir müdahale alanını oluşturmaktadır.