İletişime Geçin WHATSAPP 905441126789
Telefon

Çocuklarda Konuşma ve Dil Bozuklukları

    Çocuklar 12. ay ile 18. ay arasında ilk kelimelerini söylemeye başlarlar. Bu dönemde yaklaşık olarak 10-50 kelime söyleyebilirler. 2 yaş itibariyle iki kelimelik cümle kurmaları beklenir ve 3 yaş itibariyle de 3-5 kelimelik cümle kurabilirler. Çocuğun dil gelişim becerilerinin yaşıtlarından geride olması bir hastalık belirtisi olabilir. Konuşma gecikmesinin sebepleri arasında zeka geriliği, işitme kaybı, uyaran eksikliği, otizm, ev ortamında iki farklı dilin konuşulması, gelişimsel dil gecikmesi sayılabilir. 

Geç Konuşma Nedir? Otizm ile İlişkisi Nedir?

Geç konuşma; dil ve konuşma alanında çocuktan beklenen becerilerin uygun yaş aralığında gelişmemesi sonucu ortaya çıkan durumdur. 18-30 ay aralığındaki küçük çocuklarda gözlenir. Çocuk, motor becerileri, sosyal beceriler açısından yaş dönemine uygun becerilere sahiptir, konuşulanları anlamasına rağmen (alıcı dil) kelime dağarcığı ve konuşma becerisi (ifade edici dil)  yaşıyla uyumlu değildir. Ailede geç konuşan bir ebeveynin varlığı da belirleyici faktörlerden biridir, erkek çocuklarda gözlenme oranı daha fazladır. Erken doğum ve normal ağırlığın altında doğumlarda da gözlenebilmektedir.

Geç konuşmayı otizmden ayıran önemli noktalar bulunmaktadır. Otizmde de dil ve konuşma becerisinin geç kazanımı ya da hiç kazanılmadığı olgular söz konusudur. Otizmde, çocuk sosyal mesajları algılama ve buna uygun şekilde karşılık vermekte zorlanır. Konuşmak yerine "işaret etmek" ya da istediği şeye ulaşmak için "ebeveynin elinden tutup götürmek" sıkça gözlenir. Geç konuşmadan en önemli farkı, geç konuşan çocukların, o sırada konuşamasa bile dili anlaması ve sosyal mesajlara karşılık verebilmesidir. Her iki durumda da çocuk ruh sağlığı alanında profesyonel birinden (psikiyatrist/psikolog) destek alınması ve yönlendirme sonucu vakit kaybetmeden müdahale alanının oluşturulması gerekmektedir.

Dil ve Konuşma Bozukluğunda Çocuk ve Ergenlere Yönelik Müdahaleler

Dil ve konuşma bozukluğunda; yaşanan sorun alanı, çocuğun yaşı doğrultusunda uygulanacak müdahale ve terapi tekniği de farklılaşmaktadır. Kapsamlı bir değerlendirme ardından sorun alanı belirlenir ve uygun tedavi protokolü yürütülür. Genellikle başvurular, hastanelerin kulak burun boğaz bölümünden yapılır; daha kapsamlı bir değerlendirme için odyoloji bilim dalına yönlendirir. Destek alınacak birimdeki uzmanın "odyoloji ve konuşma bozuklukları" alanında eğitim almış olması tedavinin etkililiği açısından oldukça önemlidir. Tedavi protokolünde, çocuğun ihtiyacına göre uygun tedavi planı hazırlanmaktadır. Örneğin; alıcı dil becerisi (söyleneni anlama) olmasına rağmen ifade edici dil becerisi (konuşma) sınırlı olan ya da olmayan çocuklar, dil ve konuşma terapisinden büyük ölçüde yarar sağlamaktadır.